3 Aralık 2011 Cumartesi

beton heryerde

beton mimaride 'çıplak' olarak kullanılmaya başlayalı çok uzun zaman oldu.artık çok yoğun olarak çok farklı formlarda yapılarda görülebiliyor.İç mekan tasarımlarında da hala bir kesime 'bitmemiş' hissi verse de 'sahici' buldukları için tercih edenler çok.Son zamanlarda artık ürüne kadar yayıldı kullanımı.Karşıma sıklıkla çok farklı kullanımlarda beton ürünler çıkıyor.

aydınlatma

benjamin hubert 'in beton sarkıtları.aynı serinin masa lambası ve aplikleri de var.











joachim manz










rainer matsch









saksılar

xiral segard











decha archjananun


                             

mutfak-gereç




aksesuar

 bergner schmidt 


 ivanka design studio

31 Temmuz 2011 Pazar

68 dönemi,öncesi ve sonrası

Tamamen tesadüfen aynı dönemi ve aynı çevreyi anlatan iki kitap ve bir film.özgürleşmeye çalışan bir dünyada,kendini sanatla ifade etmeye çalışan insanların,farklı hayatları ama kesişen dünyalarının değişik bakış açıs

Önce 'Andy Warhol felsefesi'  ile başladım.İlk bildiğimden beri ilgi uyandıran düşünceleri kabulleri vardı benim için ve kitap da tam olarak bu düşüncelerimi destekledi.














kitabın ortalarına doğru _konusunu bilmeden_ 'factory girl Edie'yi izledim.filmi izlemek benim için tam bir hayal kırıklığı oldu_filmin kendisi değil ama,Andy Warhol'u başka bir gözden izlemek,başka bir tarafını görmek,kitabın kapağını bir daha açtırmadı bana._












daha sonra da aynı dönemden şair-müzisyen patti smith ve fotoğraf sanatçısı Robert Mapplethorp 'un romantik hayatlarını soluksuz okudum.Robert Mapplethorpe'un Andy Warhol'a duyduğu büyük ahayranlıkla biraz yumuşayıp ilk kitaba geri döndüm ve onu da bitirdim.












peşpeşe ya da karıştırarak okunmasını ve izlenmesini tavsiye ederim.

12 Haziran 2011 Pazar

bodrum'da gün batımı





















Gümüşlük'ün tepesindeki 'Limon Cafe' özellikle güneş batımını nefis bir akşam yemeği yerken izlemek için ideal yer.



















bahçede dağınık yerleştirilmiş masalarda,ya da salıncakta,ya da barda,aklınızdaki herşeyi tamamen geride bırakarak çok keyifli vakit geçirebileceğiniz,'tatil' deyince aklınıza ne geliyorsa,Limon orası bence.



















ps:kahvaltısı ayrıca tavsiye edilir.



















26 Şubat 2011 Cumartesi

cezayir restaurant











2006'da Timeout'un en iyi mekan tasarımı ödülünü aldığında bence kesinlikle hakediyordu.O zamanlar bir kere gitmiş olduğum mekanın yemekleri, ambiansı, müzik vs aklımda çok iyi kalmıştı.Yıllar sonra geçenlerde tekrar gittim. Öncelikle artık yemek için sadece alt kattaki bahçe kullanılıyor ve üst katla mekan olarak hiç alakası yok.Üst katta sadece jazz+aperatif var.Yemekler ise vasat bile değildi bence.

Gitmeyi düşünüyorsanız,bir daha düşünün.

5 Aralık 2010 Pazar

foodie













çook lezzetli ve de çikolata-tatlı ihtiyacı gönül rahatlığıyla giderilebilir.nutellayla kıyaslanır mı? tabii ki hayır ama bunun da vicdan azabı yok.

25 Kasım 2010 Perşembe

dubai

en azından bir kere görülmesi gerektiğine kesinlikle katılıyorum.yüksek,çok yüksek binalar,çok güzel arabalar,lüks,ihtişam,tamamı siyah-beyaz giyinmiş insanlar,tamamı ingilizce konuşan bir şehir,çok fazla yabancı,çok fazla turistik,çok fazla alternatif.... benim için 'çok' bir şehirdi.herşey çoktu.



dubai'ye giden her havayolu vize hizmeti de veriyor,fly dubai hiç fena değildi ve fiyatları hep çok düşüktü.kalacak yer olarak media one'ı (www.mediaonehotel.com) rahatlıkla önerebilirim. lokasyonu iyi,fiyatları uygun,odalar yeni ve temiz,hizmet sorunsuz.
öncelikle,sezonda gidilirse çok güzel plajları var.deniz çok güzel,kum da un gibi.şehirde çok fazla gezecek tarihi-
kültürel bir yer olmamakla birlikte yeme-içme-alışveriş için çok fazla alternatif var.giderseniz bir time-out dubai almanızı tavsiye ederim,herşeyi ordan bulabilirsiniz.çünkü şehri yürüyerek,sokak aralarında keşfetmek mümkün değil.neredeyse bütün şehir otoyolla ulaşılacak şekilde düzenlenmiş.










yürüyüş için özel bölgeler yapılmış,jumeirah beach road,medinat jumeirah,marina bölgesi gibi..ille de biri görülecekse jbr'ı tavsiye ederim,yemek için alternatif çok daha fazla fakat alkollü içki satışı yok.
şehrin her yerinde herçeşit yemek bulmak mümkün.benim favorim,akşam yemeği için özellikle,one&only royal mirage'ın kumsalındaki the beach bar & grill'di.burj al arab'da akşam yemeği düşünüyorsanız,her nekadar bütün rehberlerde favori olarak gösterilse de,al mahara çok gereksiz pahalı,içinde ilgi çekici birşey varsa sky view bar'da çay saatine katılmak olabilir.ama erken rezervasyon yaptırmak gerekiyor,biz yer bulamadık.bir de belki otelin plajına gidilebilir,biz gitmedik ve pişman olduk.burj khalifa gerçekten insanın ölçek algısının kaçtığı bir bina.henüz tamamen faaliyete geçmemiş ama binanın 125. katındaki açık gözetleme terasına çıkabiliyorsunuz,ve kesinlikle görmeye değer.













hemen altındaki dubai mall da dünyanın en büyük alışveriş merkez.aklınıza gelen her markayı orada bulabilirsiniz.fiyatlar genel olarak Türkiye'ye oranla %10 daha ucuz gibi.ama orjinal-dünyanın başka biryerinde bulamayacağınız hiç birşey yok.
safari denenebilir fakat bunun çok kısa bir deneyim olduğunu söyleyim,çölde çok uzun süre kalmıyosunuz,bu benim için biraz hayal kırıklığıydı.
ulaşım için metroyu denedik ama gördük ki metro neredeyse taksiden daha pahalı.yollar 5-6 şeritli olduğu için trafik problemi de olmadığından çok kısa sürede heryere gidebiliyorsunuz.
kesinlikle ve kesinlikle görülmesi gereken bir şehir olduğunu yineliyorum,özellikle de bizim burada kışa girdiğimiz kasım ayında orada denize girebilmek çok keyifliydi.