Tamamen tesadüfen aynı dönemi ve aynı çevreyi anlatan iki kitap ve bir film.özgürleşmeye çalışan bir dünyada,kendini sanatla ifade etmeye çalışan insanların,farklı hayatları ama kesişen dünyalarının değişik bakış açıs

Önce 'Andy Warhol felsefesi' ile başladım.İlk bildiğimden beri ilgi uyandıran düşünceleri kabulleri vardı benim için ve kitap da tam olarak bu düşüncelerimi destekledi.
kitabın ortalarına doğru _konusunu bilmeden_ 'factory girl Edie'yi izledim.filmi izlemek benim için tam bir hayal kırıklığı oldu_filmin kendisi değil ama,Andy Warhol'u başka bir gözden izlemek,başka bir tarafını görmek,kitabın kapağını bir daha açtırmadı bana._
daha sonra da aynı dönemden şair-müzisyen patti smith ve fotoğraf sanatçısı Robert Mapplethorp 'un romantik hayatlarını soluksuz okudum.Robert Mapplethorpe'un Andy Warhol'a duyduğu büyük ahayranlıkla biraz yumuşayıp ilk kitaba geri döndüm ve onu da bitirdim.
peşpeşe ya da karıştırarak okunmasını ve izlenmesini tavsiye ederim.